li    EŞMEYAZI - Orada bir köy ilköğretim okulu var yardım etmemiz gereken

 li    2011-2012 DÖNEMİ ÇALIŞMA RAPORU

 li    Sheker Yahoogroups'a Üye Olmak

 
 
Yazılar
Ankara Kültür Gezisi
ANADOLU MEDENIYETLERI MUZESI
Tarihi yapıları, köklü geçmişi ile bugünlere gelen Anadolu Medeniyetleri Müzesi 19 Nisan 1997 tarihinde İsviçre'nin Lozan kentinde, 68 Müze arasında birinci seçilerek "Avrupa’da Yılın Müzesi" ünvanını elde etmiştir.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Atpazarı olarak isimlendirilen semtte, Ankara Kalesi’nin dış duvarının güney doğu kıyısında, yeni işlev verilerek düzenlenmiş iki Osmanlı yapısında yer alır. Bu yapılardan biri Mahmut Paşa Bedesteni, diğeri Kurşunlu Han’dır.
Mahmut Pasa Bedesteni : Fatih Dönemi baş vezirlerinden Mahmut Paşa tarafından 1464 - 1471 tarihleri arasında yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Kitabesi yoktur..Yapının planı klasik tiptedir. Ortada 10 kubbe ile örtülü dikdörtgen planlı kapalı mekan, karşılıklı yerleştirilen üstü beşik tonozlarla örtülü 102 dükkandan meydana gelen bir arasta ile çevrilmektedir.
Kurşunlu Han : Fatih Dönemi baş vezirlerinden Mehmet Paşa’nın İstanbul’un Üsküdar semtindeki imaretine vakıf olarak yaptırılmıştır. Kitabesi yoktur. 1946 yılındaki onarımda II. Murat’a ait sikkeler ele geçirilmiştir. Bu buluntular, hanın 15. asrın ilk yarısında var olduğunu kanıtlar niteliktedir. Han, Osmanlı devri hanlarının tipik plan karakterinde olup, ortada avlu ve bunları çeviren iki katlı odalardan oluşur.
Müzeyi oluşturan bu iki yapı, 1881 yılındaki son yangından sonra terk edilmiştir. 1943 yilinda binalarin onarimi devam ederken, orta bölüm ziyarete acilmistır ve 1968 yilinda müze son seklini almistir. . Bugün idari bina olan Kursunlu Han’da arastirmaci odalari, kütüphane, konferans salonu, atölyeler yer alir. Mahmut Pasa Bedesteni teshir salonu olarak kullanilmaktadir.
Bugün kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde, Anadolu arkeolojik eserleri Paleolitik Çağdan başlayarak günümüze kadar, kronolojik bir sırayla sergilenmektedir
D ö n e m l e r
• Paleolitik (Yontma Taş ) Cağ
• Neolitik (Yeni / Cilalı Taş) Çağ
• Kalkolitik (Bakır - Taş) Çağ
• Eski Tunç Çağı (Maden)
• Asur Ticaret Kolonileri Çağı
• Eski Hitit ve Hitit İmparatorluk Çağı
• Frig Krallığı
• Geç Hitit Krallığı
• Urartu Krallığı
• Lidya Dönemi
• M.Ö. 1200'lerden Günümüze Anadolu Uygarlıkları
• Çağlar Boyu Ankara


ANADOLU MEDENIYETLERI MUZESI


Paleolitik Çağ
(M.Ö. 400000-10000)

Neolitik Çağ
(M.Ö.8000-5500)

Kalkolitik Çağ
(M.Ö.5500-3000)

Eski Tunç Çağı
(M.Ö.3000-1950)


Asur Ticaret Kolonileri
(M.Ö.1950-1750)

Hititler
(M.Ö.1750 -1200)

Geç Hititler
(M.Ö.1200 - 700)

Frigler
(M.Ö.1200-700)


Urartular
(M.Ö.1200-600)

Lidyalılar
(M.Ö. 685 - 547)

Ankara Seksiyonu

Klasik Dönem


Takı

Takı

Takı

Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Paleolitik (Yontma Taş) Çağ (.....M.Ö 8000): Müzede Antalya Karain Mağarası buluntuları ile temsil edilir. Yontma Taş Çağı insanları mağara ve kayaaltı sığınaklarında barınan avcı ve toplayıcı topluluklardır. Bu insanlara ait taş ve kemik aletler bu devri belirleyen buluntulardır.
Alt Paleolitik: Klasik tip iki yüzeyli Alet (El Baltası), Cakmaktası, Gaziantep çevresi...
Neolitik (Cilalı Taş) Çağ (8000 - 5500): İnsanlık tarihinde besin üretimi yanında ilk yerleşik toplumların kurulmasıyla başlayan bu dönem müzemizde Çatalhöyük ve Hacılar gibi çağın iki önemli merkezinden ele geçen buluntularla temsil edilmektedir. Buluntular arasında ana tanrıça heykelleri, damga mühürler, pişmiş toprak kaplar, kemik tarım araçları yer alır.
Kalkolitik (Bakır-Taş) Çağı (M.Ö. 5500 - 3000): Taş aletler yanında, bakırın işlenerek günlük hayata girdiği bu döneme ait zengin buluntular müzemizde Hacılar, Canhasan, Tilkitepe, Alacahöyük ve Alişar'dandır.
Eski Tunç (Maden) Çağı (M.Ö. 3000 - 1950): M.Ö. 3. binin başlarında Anadolu'da yaşayan insanlar, bakıra kalay katarak tunç elde etmişler, tuncun yanı sıra devrin bilinen bütün madenlerini dökme ve döğme tekniğiyle olağanüstü bir ustalıkla işlemişlerdir. Alacahöyük kral mezarlarından çıkarılan değerli madenlerden yapılmış, görkemli ölü hediyelerinin yanında Hasanoğlan, Mahmatlar, Eskiyapar, Horoztepe, Karaoğlan, Merzifon, Etiyokuşu, Ahlatlıbel, Karayavşan, Bolu, Beycesultan Semahöyük, Karaz-Tilkitepe buluntuları zengin bir Eski Tunç koleksiyonu olarak sergilenmektedir.
ASUR TICARET KOLONILERI CAGI (M.Ö. 1950 – 1750) : Anadolu’da yazili tarihin baslangicidir. Mezopotamyalilar, Asur’un önculugunde komsulari ile ticari iliskiye girmisler, Anadolu’ya yabanci olan dillerini, silindir mühür geleneklerini getirmislerdir. Anadolu M.Ö. 1950 yillarinda yazili tarihi caglara girmistir. Müzede eserleri korunan Koloni Cagi Anadolu sehirleri Kultepe (Kanis), Acemhoyuk, Alisar ve Bogazkoy’dür.
Hititler (M.Ö. 1750 - 1200): M.Ö. 2. binde Anadolu'da ilk siyasi birlik Kızılırmak kavsı içinde Hititler tarafından kurulmuştur. Başkentleri Boğazköy (Hattuşaş) ile birlikte İnandık, Eskiyapar, Alacahöyük, Alişar, Ferzant, zengin buluntu veren Hitit merkezleridir. Kabartmalı, boğa biçimli kaplar, pişmiş toprak eserler, devlet arşivine ait tabletler, kral adı baskılı mühürler dikkati çekmektedir.
Frigler (M.Ö. 1200 - 700): M.Ö. yaklaşık 1200 yıllarında Balkanlar üzerinden gelen Frigler, merkezleri Gordion şehri olmak üzere Orta Anadolu'da egemen olmuşlardır. Gordion tümülüslerinden ve Örenyerinden çıkarılan eserler Frig sanatının en güzel örnekleridir.
Urartular (M.Ö. 1200 - 600): Altıntepe, Adilcevaz, Kayalıdere, Patnos, Van, Çavuştepe gibi merkezlerde mimarlıkta ve madencilikte ileri bir düzeye ulaşan Urartular, Doğu Anadolu'da Friglerle çağdaş olarak yaşamışlardır.
Geç Hititler (M.Ö. 1200 - 700): Hitit İmparatorluğu'nun yıkılmasından sonra Hititlerin bir kısmı güney ve güney-doğu Anadolu'da şehir devletleri kurarak Geç Hitit Beyliği dönemini yaşamışlardır. Malatya-Aslantepe, Kargamış, Sakçagözü önemli Geç-Hitit yerleşmelerini temsil ederler. M. Ö. 1. binin yarısından başlayarak Yunan, Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait altın, gümüş, cam, mermeri bronz eserler ve ilk paradan başlayarak günümüze kadar madeni paraları da içine alan koleksiyonlar müzenin nadir kültür varlıklarını temsil ederler
ÇAGLAR BOYU ANKARA – KLASİK DEVIRLER
Cağlarboyu Ankara ve M.Ö. I.binin ikinci yarisindan başlayarak, YUNAN, HELLENISTIK, ROMA ve BIZANS donemine ait altin, gumus, cam, mermer, bronz eserler ile ilk paradan baslayarak gunumuze kadar madeni paralari da iceren koleksiyonlar Anadolu Medeniyetleri Müzesi alt katinda sergilenmektedir.
TARIHI ANKARA KALESI

Ne zaman yapildigi kesin olarak bilinmemekle birlikte, Hititlere uzanan tarihi boyunca bir cok kez tamirden geçirildigi tahmin edilmektedir. Kale tarih içinde çeşitli dönemler yaşamıştır
Romalilar, Bizanslilar hakimiyetinde kalan kale, 1073 yılında Selcuklularin eline geçmiştir. 1101 yılında Haclilarca) ele geçirilen kale 1227 yılında tekrar Selçukluların hakimiyetine girmiştir. Selcuklular döneminde onarılan ve eklemeler yapılan kale Osmanlı döneminde 1832'de bir onarımdan geçirilmiştir.
Hititlerden bu yana hep aynı yerde bulunan, Romalılar, Bizanslılar ve Selçuklular dönemlerinde birçok kez onarılan Ankara kalesi, tepenin yüksek bölümünü kaplayan iç kale ve çevresini kuşatan dış kaleden oluşur (dış kalenin 20'ye yakın kulesi vardır). Dış kale eski Ankara şehrini çevirir. İç kale yaklaşık 43.000 km2'lik bir yer kaplar. 14-16 m yüksekliğindeki duvarların üstünde çoğu 5 köşeli 42 kule vardır.
Kale iç içe üç kat surlarla çevrilidir. İç kalenin çevresi kayalıktır. İç kalede ları çeşitli silahlar, cephane ve 600 ev bulunur. İç Kale aşağılarda ikinci sıra surlarla çevrilidir. Dağın eteklerinde ise üçüncü sıra dış surlar yer alır. Bu dış surlarla tüm kent güvenlik altına alınmıştır. Kale yapısında rastlanan heykel, lahit, sutun basliklari kalenin yapimi ve onariminda etrafta bulunan malzemelerden yararlanildigini gostermektedir.
Bugün kale içinde değişik dönemlerden kalmış birçok eski Ankara Evi bulunmaktadır. Kale içi Mahallesi'nde bulunan eski Ankara evleri, iki ya da üç katlı olarak ahşap, kerpiç ve tuğladan inşa edilmişler..
Galatlar tarafından kurulduğu tahmin edilen Ankara, sırasıyla Galatlar, Hititler, Frigler, Lidyalılar, Persler, Makedonyalılar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlıların hakimiyetine girmistir.
CENGELHAN RAHMI M. KOC MUZESI
Koc toplulugunun kurucusu Vehbi Koc'un ticaret hayatina basladigi dukkanin da icinde bulundugu tarihi Cengelhan, Koc Vakfi'nın katkilariyla restore edilerek sanayi muzesine donusturuldu.

1522 tarihinde inşa edilen Cengelhan eski bir kervansaray icindedir. 32 odali tarihi binada muhendislik, karayolu ulasimi, bilimsel aletler, denizcilik ve gunlük yasam gibi degisik konulara ait objeler bulunmaktadir. (Eski masa radyolari, 1942 uretimi pikap, eski model bilgisayarlar, 1900'lu yillara ait telefonlar vs.) Muzede toplam 32 odada, denizcilikten karayolu tasimaciligina ve havaciliga , tibba kadar pek cok sanayi kolunun gecmisini sergileyen 1200 eser gozler onune serilmektedir.

PİRİNC HAN
Ankara’nın Ulus semtinde eskiden kervanların konakladigi, her kosesiyle tarihi ve otantik , ustu acik avluya bakan bir mekan.

Eski Ankara'nın tarih kokan o patika yollarından geçtikten sonra ,Pirinç Han'a ulaşılıyor. Hanın kapısından girdiğinizde sizi ilk karşılayan gramofon sesi oluyor. Han içersinde Gramofoncu Kadir Ustayı bulmak için gramofon sesini takip etmek yeterli. 1957 yılarına kadar gramofon genelde Avrupa’dan getiriliyordu. Sadece "Tüfengçi İhsan" markası adı altında İstanbul’da az sayıda gramofon üretiliyordu. 1960'lardan sonra ise Türkiye’de elektrikli gramofon dönemi başladı ve zamanla onların da yerlerini pikaplar aldı.
Pirinç Han'in, 1739 tarihi civarinda yapildigi tahmin ediliyor. Su anda Pirinç sokakta özel mülkiyetli bir han. Insanlar burada yargilanir, cezalar Safran Han'in önünde infaz edilirmis. Daha sonra, yikilip tekrar yapilarak meskene ve son olarak da Pirinç Han'a dönüsmüs.
Karakol, mesken, ya da Pirinç Han… Gicirdayan tahta merdivenlerden cikin…Ensenizde dükkan sahiplerinin nefesini hissetmeden gezin bütün dükkanlari. Size cesitli antika objeler , el yapimi esyalar saksaganlar, kumrular, kediler eslik etsinler, güvenlik görevlileri degil....
Tarihin, o derin bahçenin gizemli patikalarinda gezinin ve anilariniza dokunun.
SENGUL HAMAMI
İstiklal Mahallesi - Acı Çeşme Sokak’ta bulunan Şengül Hamamı’nın kitabesi olmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır.
İshak Paşa’nın yaptırdığı bilinen bu hamam mimari üslubundan XV.yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilir. Ankaralı Mehmet Emin Efendi tarafından satın alınmış, XIX. Yüzyılda yenilenmistir.

Mimari plânı çifte hamam düzeninde olup, üç yöne açılmaktadır. Kuzey-güney yönünde uzanan bölüm erkekler kısmı, güney yönündeki bölümü de kadınlar kısmıdır. Moloz taş örgülü hamamın duvarlarında kesme taş kullanılmış, çok sayıda dışa açılan penceresi bulunmaktadır. Erkekler kısmının soyunmalığına kuzeyden kemerli bir kapı ile girilir, kare planlı soyunmalıkta iki katlı soyunma odaları vardır. Soyunmalığın içerisinde sekizgen bir havuz olup, üzeri kubbe örtülüdür.. Hamamın güneybatı köşesindeki tonozlu bir koridorla geçilen kadınlar kısmında aynı plan düzeni uygulanmıştır. Hamamın her iki bölümünde de sıcaklık boyunca su depoları, onların ardında da külhan bulunmaktadır.
YAHUDI MAHALLESI Ankara'da Samanpazari' nın biraz alt kısmında yer alan eski bir mahalle. 15. yy da Ispanya'dan kovulan yahudilerin bir kismi Ankara'ya yerleşmiş ve iki ayri mahalle kurmuşlar. Zengin olan yahudilerin kurdugu diger mahalle bugün ortada yok. Bu mahallede tarihi Sengul Hamami ve bir de cemaatini kaybettigi icin, yilda sadece bir kac kez acilan bir sinogog bulunmaktadir.

Geri gitmek için tıklayınız...

Anasayfa || Galeri || Yazılar || Takvim || Şeker Kültürü || Üye Linkleri || Üçüncü Nesil || Kökümüz || İletişim
Copyright © 2009 Sheker.org Designed By NETHOSTING